• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Nallıhan'da İki Gün

Adapazarı Akyazı’dan tabiatın zorlu, yolların kıvrımlı olduğu hattan güneye doğru iki saat giderseniz karşınıza önce Mudurnu çıkar. Bir anlamda boğazdır yollar, bir türlü sizi İç Anadolu’nun düzlüğüneulaştırmaz. Sabır gerekmektedir. Yollar gibi aracın içinde ülküm büklüm olursunuz. Yayla evleri, köyler olsa da bir ıssızlık vardır. Mudurnu'nun tarihi için sabredersiniz.

 Pertev Naili Boratav’ın çocukluğunu geçirdiği efsane ve masallarla büyüdüğü Mudurnu, turizme yeni uyanıyor. Yüzyıllar önce ünlü seyyah İbn-i Batuta’nın anlattığı gibi misafirperver, güler yüzlü…Bazlamalı tostuyla fark yaratacak gibi… Yıldırım Beyazıt’ın inşa ettirdiği hamamı ve camisiyle de görülemeye değer…

Ufuk isteyen benim gibiler için yol daha uzun 46 km sabretmek gerekir. İpekyolu hattını düşlüyorum, ufuklara sığmayan orduları, ticari kervanları…

Âşıkpaşazâde’nin tarihinde denir ki Timur göçtü kendi vilayetine yöneldi. Tatar’ın tamamını sürdü. Kırşehir’i, Sivrihisar’ı , Beypazarı’nı Karamanoğlu’na verdi. Bu macera 1401-02 yılında gerçekleşti. “

Daha zengin olmak için gelen, yakan yıkan ordular, bu geçitlerden yukarıya çıkamamışlar belli ki dönmüşlerdi. Kimler yoktu ki arap orduları, roma orduları son olarak Timur’un orduları ama bir yerleşen vardı. İmanla yerleşmiş, imanla toprağa basmış Hakkı anlatmış da anlatmış... Bir derviş çıkmışSivrihisar’dan Hacıbektaş’a gitmiş, güvercin kanadındaki şeyhi tarafından Nallıhan Beypazarı arasında Emrem köyüne gönderilmiş. Yunus derler ona.  40 yıl hizmet etmiş. Hakikati söylemiş. Herkes gibi yaşamış. Renkli dağlarla çevrilmiş köyünde ekmiş, biçmiş Taptuk’un tekkesine odun taşımış. “Nimet mi istersin himmet mi” sorusuna kaderden olacak nimet demiş. Erenler yolu inceden ineceyeymiş. Pişman olsa dönse de Taptuk’un kapısına gidecek ya- sebep olacak ya -dünya ya!Sözün hüner sayıldığı devirler, hem çalışıp hem söyleyenler makbul!

Yürü yürü yolunile/Gâfil olma bilinile/Key sakın dilin ile
Cânına dağ ede bir söz

Yunus imdi söz yatından
Söyle sözü gayetinden
Key sakın o şeh katından
Seni ırağ ede bir söz

Sözüyle, canıyla şeyhine bağlıdır.

Taptuk’un kapısında/kul olduk kapusunda

Yunus miskin çiğ idik/ piştik elhamdülillah

 diyerek de hizmetin, ezilmenin, çalışmanın bereketini anlatır. Bu şahsiyetler efsane değil tarihi kişilikler. Amasya’da doğan tekke çevresinde yetişen Aşık Paşa’nın torunu tarihçi Âşıkpaşazâde 1400’lü yıllarda Taptuk Emre ile ilgili şunları yazmıştır:

“Oğlu Orhan gazi zamanında dervişlerden Yunus Emre ve Şeyh Taptuk Emre vardır. Bunlar Gazi Hüdevendigar zamanında öldüler ve bunların kerametleri zahir ve duaları makbul azizlerdi.

Nallıhan’dan Beypazarı’na giderken sağdan girilen bir köyde Taptuk Emre, Nallıhan’dan Eskişehir’e giderken içerlerde ve yükseklerde yer alan Tekke köyünde kızı Bacım Sultan yerleşmiş. Onun sırrı vardır, Bacım Sultan kerametini gösterip kendi seçmiştir yaşayacağı köyü. Kocası Hulbiye sultanı da düğününe katılanları  da şaşırtmıştır. Kadın sözü dinlenmektedir o devirlerde, hele kadın Allah’a yakın, kula hizmetli ise pek fazla dinlenirmiş. Er mi dişi mi bakılmazmış. Er’lik başka vasıflarda aranırmış.

Baharın ilk gezisinde Beypazarı, Nallıhan çevresini gezdik; İslamiyet’in Anadolu’ya yerleşmesinde büyük rolleri olan abdâlân-ı Rûm, gaziyan-ı Rûm ve bâciyan-ı Rumlar’dan iki güzide şahsiyet Taptuk Emre ve Bacım Sultan’ı yaşadıkları, öldükleri ve şu anda mezarlarının bulunduğu mekânlarda ziyaret ettik. Güzel insanlarla tanıştık, yol da birlikte olduk, kardeşliğimizi perçinledik . Taptuk Emre’den himmet istedik. İyi insan olmak, iyiliği düşlemek, hayır dilemek…

Bu arada kuş cennetine gittik, hayran olduk, kara leylek görmeye çalıştık. Çok istememize rağmen karalarını göremesek de beyaz leylekleri havada gördük hem de beş tane. Beş gezimiz olursa beşinde de birlikte olmayı dilerim…

tweet