• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Dondurmasıyla, oteliyle, ulaşım seçenekleriyle Roma-1

Roma'da ne yenir? Roma'da nerede kalınır? Roma'da neresi gezilir?

 

 

Arkadaşlarım hep aynı soruyu soruyor bu aralar, “bu kadar sık gezebilecek zamanı ve nakiti nasıl ayarlıyorsun?” "Şaşılacak bir şey yok" diyorum "eğer lüks tutkunuz yoksa seyahatler her zaman mümkün". Uçakla gittiğinizde zaman problemi de ortadan kalkıyor. Uçağınızın gidiş saatini öğleden önceye seçip dönüşü de akşam uçağına ayarlarsanız, iki gece konaklayarak dolu dolu üç günü kenti gündüzüyle gecesiyle, pazarıyla hatta sergisi müzesiyle yaşayabiliyorsunuz. Bu arada "uçakla seyahat lüks kavramına girmiyor mu" diye sormayın. Son yıllarda serbest piyasa ekonomisi ve rekabet uçağı karayolu fiyatlarına çekti biliyorsunuz.

Özellikle Avrupa'ya lüks seçeneklerde gitmek akıl kârı değil. Çünkü otellerin standartları zaten yüksek. 1-2-3 yıldız diyorsa tahaüüt ettiği standartlarla karşılaşıyorsunuz. En azından ben üç seyahatimde de otel açısından hiç süprizle karşılaşmadım. Beş yıldızlı otellere dünyanın parasını vermek tercih meselesi tabii. Ama konaklamadan beklentiniz, temizlik ve rahat bir uykuysa iki-üç yıldız size göre.

 2009 yılında Paris ve Belçika'ya gittiğimiz de yanımızda çocuklar olduğu için araç kiralamıştık ki bu da oldukça ekonomik ve sorunsuz bir seçenek. Bu sefer yanımızda çocuklar olmadığı için Roma'yı yürüyerek veya belediye otobüsü kullanarak gezdik. Bu kadar detay vermemin nedeni turlar dışında seçenek düşünen veya arkadaşıyla, eşiyle dostuyla ya da dernek arkadaşlarıyla gidecek olanlara yol göstermek. ( Size ilerleyen günlerde bizim de dernek gezileriyle ilgili süprizlerimiz var!)

Öncelikle cesur olmak gerekli. Gerçi gezme sevgisi insanın gözünü karartıyor, seçenekleri değerlendirme isteği cesareti de kendiliğinden getiriyor. Seyahat ettiğiniz şehirlerin güvenlik standartlarını da bilmek önemli. Biz Roma'ya biraz da olsa tedirgin gitmiştik. Biraz pahalı ve resmi görevlilerin sert ve fırsatçı olduklarına dair yazılar okumuştuk internette. Ancak üç günlük tecrübemiz bambaşka izlenimler kazandırdı bize. Hem sevimli hem yardımseverler resmi görevliler. (Örneğin; havaalanında pardesümü de çıkarmamı istediler. Ben de kızarak benim kazağımın pardesüm olduğunu anlatmaya çalıştım. Kızmama üzüldüler. Beni gülümseyerek bayan görevliler kabine götürdü yardımcı oldular. Teşekkür ettiler.)

Tekrar başa dönersem sevgililer günü promosyonlu iki uçak bileti, uluslararası otel rezervasyonu yapan sitelerden detaylı bir araştırma sonrası online rezervasyon ve dedim ya merak-cesaret sizi yola çıkarıyor. Online otel seçmek zaman alsa da sağlıklı bir yöntem. Eş-dosttan tavsiye bazen ihtiyaçlarınızı karşılayamabiliyor. Tavsiye eden kişi daha lüks düşkünü olabiliyor veya yemek onun için öncelik olabiliyor. Online tercih ise çok daha size özel. Biz Roma'nın daha çok tarihinde bir yolculuk yapmak istediğimiz için lokasyon olarak tam merkezde bir otel seçtik. Alışık olduğumuzun aksine çok küçük odaları olan Hotel Trevi grubun oteli, beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı. Banyosu dahil en fazla 20 m2 olan odalar o kadar sıcak ve şık döşenmişti ki, şaştık kaldık. Temizliği göz dolduruyordu, kahvaltı salonu bizim çocuk odası kadar olsa da bodrum katta bir dizayn etmişler ki hayran olmamak elde değil. Herhalde mimari akıl dedikleri bu olsa gerek diye düşünmeden edemedik. Üstelik kahvaltı salonunda sadece bir kişi çalışıyor. Bir yandan hizmet ederken diğer yandan taze olması için sürekli meyve salatası ve domates salatası yapıyor. Bu arada bizim çocuk odası kadar olan kahvaltı salonundan aynı anda 8 çift kahvaltı yapıyor. Bodrum penceresi içeri ve dışarı doğru çok güzel çiçeklerlesüslenmiş. Zaten Roma'da çiçeksiz pencere görmek zor.  Çalışanlarla ilgili kesin bir kanaatim olamadı. Ya İtalyanlar sevimli insanlar ya da iyi bir eğitimden geçmişler. Bu noktada karar vermek için epey uzun zaman geçirmek gerekir.

***

Otele yerleştikten sonra hemen şehri keşfe çıktık. Birbirinden çarpıcı meydanları, kiliseleri, tarihi eserleri, cafeleri, sanatçıları, müzisyenleri vs... Herşey çok güzel. Meydanlar birbirine çok yakın. Sağlıklıysanız yürüyerek gezmek en iyi seçenek. Tabii Roma, İstanbul gibi tepelerin üzerine kurulmuş, biraz inişli çıkışlı. Bu durumu da gözönünde bulundurun derim. Yine internette Roma Pass alınarak gezilmesi tavsiye ediliyordu. 20 euro olan Roma Pass ile 24 saat üstü açık ring yapan gezi otobüsleriyle gezebiliyorsunuz. Ancak biz havanın da ılık olmasından faydalanarak hemen her yeri yürüyerek gezdik. Vatikan' a da yürüyerek geçtikzira yolda başta Cem Sultan'ın kaçıp sığındığı yer olmak üzere görülmesi gereken çok tarihi eser var. Vatikan'dan Roma merkezin diğer ucuna otobüse bindik. 1 euro olan biletle 75 dakika içinde indi bindi yapabiliyorsunuz. Bu da bize iyi bir seçenek gibi geldi Collesium ve Aşıklar Çeşmesi arasında bu otobüsü kullandık.

Ekonomik seçeneklerle devam ediyorum. Roma'nın çok merkezi caddelerinde lüks seçenekler sunan cafe ve restorantlar var. Lüks dediysem Paris kadar pahalı değil. Bizim Etiler-Nişantaşı'nın orta halli mekanları seviyesinde diyebilirim. "Roma'ya kadar gelmişim bir mükellef akşam yemeği hakkım" diye düşünürseniz dışarıda da servis seçeneği olan bu mekanları tercih edebilirsiniz. Biz etmedik ama dışarıda yazılan menülerden fiyat araştırması yaptık. Bizim tercihimiz tarihi meydanlardaki işletmeler oldu. Daha sonraki yazılarımda anlatmaya çalışacağım Pantheon'ınbulunduğu meydanın tadına doyulmuyor. Ahbap olduğumuz bir Arnavut'un tavsiyesiyle meydanda dışarıda oturup hem Roma'nın en güzel ve en iyi eski anıtlarından birisini seyrettik hem de şüpheli olmayan yiyeceklerden yedik.Margerita dedikleri domatesli ve en sade pizzayla başladığımız yemeye makarna ve bufaro peynirli pizzalarla devam ettik. İki akşam burada yedik. Orta halli bir hesapödedik. Öğlen ise, çok leziz ve çeşitli sebzeli garnitürler sunan küçük pizzacılardan paket yaptırdık. Meydanlarda çeşmelerin başında diğer turistlerle atıştırdık. Kahve ve dondurma için ise başka meydanları tercih ettik. Piazza Navona-dondurma,Piazza di Fiorina kahve. Özellikle dondurma tadına doyulmayacak cinstendi. Marketten aldığımız taze sütlerin tadı da farklı ve lezizdi. Sanırım dondurmanın bu kadar lezzetli olmasının bir sırrı da sütde. Bu arada pizzalar da çok lezzetliydi ve bana göre lezzetini domateslerden alıyor. Domateslerin tadı bizim 15-20 sene önce yediğimiz domateslere benziyor. Zannedersem bizim gibi ithal tohumlar kullanmıyorlar.

Bu yazıyı biraz Roma'da ekonomik tercihler rehberi olarak hazırladım. Bir sonrakinde gezilecek yerleri ve kanaatlerimi yazmaya çalışacağım.

Şu kadarını söylemeden geçemeyeceğim. Gördüğüm ülkelerden Almanya-Belçika-Fransa'yla karşılaştırınca eğer yaşamak zorunda olsaydım İtalya'yı tercih edebilirdim. Özellikle Napoli-Roma arasındaki tren yolculuğu, insanların sevecenliği böyle bir cümle kurmama neden oldu.

 

tweet