• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Filyos, Amasra, Kurucaşile.

Su sesi, su gibi dinlendiriyor.

Filyos çayı, Şeker kanyonun altından akıp gidiyor.

Kenarlarında masallardan gelmiş edasıyla tavşanlar dolaşıyor.

Güneş henüz doğmakta...

Nefes almakla

İçe dolan temiz hava bir güneş gibi ısıtıyor... Hayat gibi akıyor yüreğe...

***

Yollar zor, yollar inişli çıkışlı, sarsıcı

Hemen açmıyor güzelliklerini

Temmuz yağmurları yeşile kesmiş heryeri ama göz illaki su arıyor

Sarp yolların ardından Karadeniz maviliğini cömertçe sunuyor..

Amasra, birden kucaklıyor... Soğuk bir dehlizden çıkmış gibi içimiz neşe doluyor.

O da ne? Suyun yanında büyü bozuluyor...

Kalabalıkla nefes kesiliyor, nem basıyor...

Kaçıyoruz, yol vermeyen dağlara doğru

Tırmanıyoruz tırmanıyoruz

Güç kuvvet kesilince duruyoruz. Karadeniz'e bir daha bakıyoruz...

O ne güzellik, Amasra kalesi bu güzelliğe diğer taraftan selam durmuş...

Bakıyoruz ve denizden gelen nefesi tekrar çekiyoruz

Benzimize kan geliyor, gözlerimize fer, dizlerimize derman...

Zaman gene geldi, gün bitmeden yerleşecek biryerler bulmalı...

Kıvrılan yollar, uçurumlar, uçsuz bucaksız deniz önce Çakraz'a sonra Akkonak'a götürüyor...

Biraz daralıyoruz, küçücük alana yüzlerce kişi sığışmış gibi! Size yer kalmadı diyorlar!

Bir daha yollar...

Küçük bir kasaba üç yüz yıllık camisi, durgun deniziyle bizi çağırıyor

Kurucaşile'deyiz.

Yemyeşil ormanlar tertemiz suların rengini elaya çevirmiş.

Hiç ses yok

Ne deniz de çırpınanların ne de bir aracın!!!

Arada bir balıkçı teknesinin sesi. Balık bol... Karadeniz bugün cömert, bereketli, ana eli şefkatli!

Kalacak bir otel var... Denizin güzelliğine doyuran bir konumda... Hamaklarında sallan, ormanında yürü, denizin yüz...

Huzur... Huzur bulduk derken, akşamla beraber bir vahşet

Gözleri varsak gibi kor kor eski bir popstar ve onu seyreden, eğlendiğini zanneden bir sürü insan...

Tanrısal güzelliklerin fışkırdığı Kurucaşile birden karalara bürünüyor. Sığamıyoruz... Mecburuz...

Gözler kapanıp açılınca sabah ezanı...

Gün doğuyor, denizin sesi kulaklarımızda... Huzur...

Balkondan Karadeniz'e bir bakış... O da ne tek huzur bulan biz değiliz anlaşılan ikiyaban eşeği gelmiş kumsalda oturuyor. Etrafı seyrediyor. İnsansızlığın keyfini çıkarıyor. Yaban eşeklerine hürmet ediyoruz. Çiçekleri koparmıyor, böcekleri öldürmüyoruz... Yerli halk aynı duyarlılıkta değil gibi gözüküyor. Mutluluk onların kaygısız dünyalarında gibi...

Onların mutluluğu bize göre değil bizim işimiz hiç değil! Mutlu yalnızlara acıyıp yola koyuluyoruz....

Asıl Karadeniz şimdi başlıyor! Mesafeleri yeneceğiz... Umulmadık anda yağmur, rüzgar arada bir nefes gibi dalından böğürtlenler...

Sular dalgalanıyor dalgalanıyor halka halka genişleyip açılıyor. İnebolu'dayız...


tweet