• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Sinop-Terme-Ünye

Terme Pazar Camii, önünden geçen Yeşilırmağı, kim olduğu meçhul türbesi, serin bahçesiyle geçmişin günümüz üzerindeki keskin etkisini ortaya koyuyor.

"Sular dalgalanıyor dalgalanıyor halka halka genişleyip açılıyor. İnebolu'dayız... "
Diyerek bitirmiştim yazımı.
Cide'yi ve Rıfat Ilgaz'ı atlamışım. Atlamamın bir nedeni vardı.Sarı Yazma festivalini bir günle kaçırmıştım. 
Cide, sessizce karşılıyordu Amasra tarafından gelenleri. İnsanca bir yaşam var Cide'de... Buna rağmen İnebolu-Abana dahil Batı Karadeniz sahilleri içime bir sıkıntı verdi. Kozalarını delip kelebek olmak ister gibiydiler.
Bir soru geliyor sürekli aklıma “bakir tabiat” demek hizmet olmayan yer midir?" Güney sahilleri katledildi, otel yapacağız derken vahşi bir sisteme kurban edildi. Bu gidişle kuzey sahilleri de ilgisizlikten kurban olacak. 
Yollar kıvrıla kıvrıla önce Türkeli'ne ve dalgalarına ardından Sinop'a ve muhteşem rüzgarlarına kavuşturdu bizi. Türkeli'nde gördüğüm her 10 araçtan 9'u Avrupa plakalı. Çok büyük bir ilçe olmasına rağmen yeterince otel ve konaklama imkânı yok. Ancak Türkeli'nden sadece birkaç km. ötede Güzelcekent diye küçücük bir belde var. Orman Bakanlığı'nın işletmeye verdiği tesis, bana göre bölgenin en etkileyici konumlu tesisi. Gece dalga sesleriyle uyumak isteyenlere henüz kış gelmeden Güzelcekent'e gitmelerini tavsiye ederim.

***
    Sinop, Baba Burnu ile bildiğimiz Parmaklılar Ardında isimli diziyle ünlenen en kuzey şehrimiz. 
Sakinliği, rüzgarları, salkım söğütlerin altındaki cafeleri ile ferahlatan... Eski çarşısındaki El Sanatları mağazasıyle gözdolduran modern şehir... Bu kadar yer gezdim, Sinop Meslek lisesi kızlarının yaptığı kadar güzel bir üzerlik hiçbir yerde görmedim. Ustalarını tebrik etmek lazım.


***

Samsun, işte büyükşehir... Gayesi belli, medet bekleyenleri belli, göçle karmaşıklaşmış...
Otelleri ve hizmet sektörü ise birçok gelişmiş şehrimiz gibi iyi durumda. 
Biz, Yafefa isimli bir otelde kaldık. Suit odası, Samsun merkezi dört bir yandan görüyordu. Parklar, yollar, kurumlar hepsi ayak altında. Pencereler büyük, görevliler son derece zarif...
Samsun'daki Yabancılar Pazarı, çevre illerden gelenler için bir cazibe merkezi olsa da bizim gibi yöresel ürünler arayanlar için pek de isabetli bir seçim değil. Bu arada Yabancılar Pazarı'nın adı sadece "Yabancı". Bizim Mahmutpaşa gibi bir yer.


Şehirde geçirdiğimiz iki günden sonra Samsun'un ilçelerini de görme imkanı bulduk. Sanayiinin etkisiyle koskoca apartmanlar yeşili öldürmüş ilçelerde. Bütün bunların için de Terme'nin apayrı bir yeri oldu gönlümüzde. 
Tarihi Terme Pazar Camii, önünden geçen Yeşilırmağı, kim olduğu meçhul türbesi, serin bahçesiyle geçmişin günümüz üzerindeki keskin etkisini ortaya koyuyor.
İslamiyet'in ve İslamın Anadolu yorumunun güzelliği için bir kez daha şükrettik. Yeşilırmağ'ın kenarında 10 dakika oturmak katettiğimiz 1500 km'yi, yolların zorluğunu unutturmaya yetti. 
Hanzade Pide'de yediğimiz Terme Pidesi, Karadeniz yolculuğumuz boyunca yediğimiz en iyi pideydi. Az yağlı ve ince bir pide. Kıymalı olanı özellikle tavsiye ederim. Terme'de Hanzade Pide'de dikkatimi çeken bir başka şey ise masaların kadınlarla dolu olmasıydı. Her yaştan kadın, kızkardeşleri, komşuları, arkadaşları ile gelip özgürce pidelerini yiyiyorlardı. 
Ne de olsa Terme, efsaneler dünyasında akıllı kadınlarıyla ünlüydü. Terme’nin tarihi M.Ö. 1000 yıllarına inmektedir. Hatta eski tarihçiler M.Ö.1200 yıllarında simdiki Terme çayı (Yeşilırmağın kolu) kıyısında efsanevi kadın savasçılar amazonların
yasamış olunduklarını ileri sürmüşlerdir. Anlatıldığına göre, Terme ve civarı tamamen denizle kaplı iken halk Terme Kalesi'nde yaşarmış. 
Amazon kadınları bir yana, daha yakın zamanlardaki kadınlarıyla da ünlü Terme. Terme Camii'nin yapılışına vesile olan Fatih Sultan Mehmet'e akıl veren gençkız, benim de yüksek lisans tezimin konusuydu. Gezi yazısında ne işi var demeyin... Hikâye şöyledir:
Fatih Sultan Mehmet ordusuyla birlikte Trabzon’a sefere giderken yorulmuş ve
burada istirahat vermiş. Bir yandan dinlenirken orada bulunan bir evin kızından su
istemiş, kız da suyu bir hayli zaman geçtikten sonra getirmiş. Fatih bu duruma çok
hiddetlenmiş. Kıza: “ Niye suyu istediğim zaman getirmiyorsun?” diye çıkışmış.
Bunun üzerine genç kız: “ Padişah Efendimiz, suyu hemen getirebilirdim, yalnız
terinizin sogumasını bekledim, hasta olmanızı istemedim.” diye cevap vermiş. Bu
cevaba çok memnun kalan Fatih, mükâfat olarak buraya bahsettigimiz Pazar
Camii’ ni yaptırmış. Camiin bitisiginde bir de türbe bulunmaktadır. Bu türbe ile
ilgili rivayetler de camii ile ilgili gözükmektedir."


***

Ünye...
Ünye, benim için çok sevdiğim bir arkadaşımın ilk görev yeri olması nedeniyle özeldi hep benim için. Oradaki hatıralarını sık sık anlatıp, aynı zamanda Numan Kurtulmuş'un da memleketi olan kadılar memleketi Ünye'nin zarif insanlarını överdi. Az bile anlatmış.
Allah'ın bahşettiği tabii güzellik, Ünye'de kaliteli şehirleşmeyle birleşmiş, gururumuz olan bir memleket olmuş. İnsanları ise üçüncü Yol Âyinleri'nde...

tweet