• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Bursa gezisinin düşündürdükleri

14.,15.yüzyıldan 21. yüzyıla...


Tam on dördüncü asrın başındayız. 1308'in sonu, Bizans tekfuruyla Osman bey, bu ovada karşılaştı. Kırk kızların kılığına giren alpler, şehrin içine sızmaya çalıştı, tekfurların üstünde çok kıymetli taşlarla süslü yaldızlı kıyafetler vardı. Yanar oklar ateş ve ölüm saçıyordu. Cenk kızıştı kızışmasına ama on yıl sürdü Osman beyin şehre girmesi. Osman beyden önce Tezveren Dede gibi gönül mimarları girdi. Kuşatma bitince Bizans kumandanı İstanbul'a gitti. Bursa metropoli şehirde kaldı dini görevini sürdürdü. Rumlar stratejik durumdan dolayı kale dışına kaydırıldı, Türk aileleri Bursa kalesinin içine... Osman beyin oğlu Orhan Gazi, kale içindekimanastırı camiye çevirdi bir de bey sarayı yaptırdı. Şehre hakim bir tepede... Şimdilerde Tophane denilen mevkii de.

Ondördüncü yüzyıl biterken onbeşinci yüzyıla yaklaşırken Bursa, Buhara'dan gelen bir ışıkla aydınlandı, Hz. Peygamberin soyundan bir nurlu insan Emir Sultan Bursa'ya lütfetti. Savaş zaferlerinden sonra dini zafer elde etmek için geliyorlardı. Yıldırım Beyazıt'ın, güzelliği ve iyiliğiyle dillere destan kızı Hundî Hatun, rüya yoluyla onunla evlenmesi için yönlendirildi. Bugünkünün aksine o devrilerde manevi olarak büyük insanlar maddi büyüklerden (iktidar) daha etkindi. Yıldırım, kızını Emir Sultanla evlendirmekten şeref duydu. Gerek Rum gerek Türk, gerek yahudi bütün fakirlere açık sekiz imarethane yapıldı açlar doyuruldu, çıplaklar giydirildi. Bursa, Emir Sultan'ın manevi hizmetinde Batı Anadolu'nun en muhteşem şehri oldu taa kiTimur'un filleriyle Bursa'ya saldırmasına kadar. Şehri yaktılar, yıktılar, Emir Sultan'ı Kütahya'ya Timur'un ayağına götürdüler. Ancak Timur, manevi güçlerden korkusuna Emir Sultana bir şey yapamadı... Bursa II. Murad devrine kadar fetret devri yaşadı...

Yirmibirinci yüzyılın başları, 2010'un 24 nisanı... İnsanların cesedlerini hendeğe doldurup filleriyle üstünden köprüden geçer gibi giden Timur'un bile çekindiği Emir Sultan'dan bugünkü idareciler hiç çekinmiyor ya da saygı duymuyor. Nerden mi çıkardım? Geçen sene haziran ayında Bursa'yı ziyarete gittiğimde Emir Sultan Külliyesi'nin çevresi tadilatta idi. Neredeyse aradan geçen 10 ayda bir değişiklik olmamış Külliyenin çevresi hala harap, inşaat. Tek değişmeyen Emir Sultan'ın türbesinin önünden göğe bakabilmek...

Haftasonu Akoder çatısı altında gerçekleştirdiğimiz gezilerin dördüncüsüyle Bursa'daydık. Solumuzda engin bir ova, apartmanlarla ve sanayi ile dolmuş Bursa Ovası, sağımızda yeşilliği ve heybetiyle Uludağ... Uludağ'ın eteklerinde bir gölge gibigönül mimarlarının türbeleri, yatırları, hanım sultanlar, kumandanlar adlarına yapılmış külliyeler... Kargir iki katlı ahşap evler, güzel bahçeli eşine hiçbiryerde rastlanamayacak kadar huzurla dolu eski mahalleler...

Bursa: bir dağ bir ova ve bir ummanlık tarih diyebiliriz. Gezi çerçevesinde gezdiğimiz eserleri tek tek anlatmayacağım. Birçoğumuz Bursa'nın İstanbul'a yakınlığı nedeniyle ziyaret fırsatı bulmuştur. Bursa sadece kültürel ve dini bir merkez değil kuşkusuz. Bursa'da tadına doyulmaz o kadar mekân var ki bu mekânların bazılarını bir daha hatırlatmak ister ve tavsiyelerde bulunmak isterim. Bursa'da kent merkezinde harika bir otelde kaldık Tuğcu Hotel. Hizmeti, dizaynı, odalarının konforu ve temizliğiyle ve özellikle konumu ile göz dolduruyor.

 

Bursa'da konaklamak isteyenlere mutlaka tavsiye ederim. Bununla birlikte Uludağ yolundaki Çınaraltı ve Ankara yolundaki Cumalıkızık köyü, çay yudumlayıp hayatının farkına varılabilecek iki pozitif enerjili mekân. Cumalıkızıklı kadınların tandırdan alıp çarşıda sıcak sıcak sattıkları cevizli ekmeklerden mutlaka alın. (Ben bir tane aldığıma çok pişman oldum. ) Bursa'ya dair son notum Muradiye semtinde bulunanII. Murad türbesi hayatı son derece hazin sonlanmış şehzadelerin naaşlarıyla dolu. Yeşille çevrili türbenin karşısında oturup birkaç dakika hüznü dinleme fırsatı bulabilirsiniz. Ancak türbe saat 17.00'da kapanıyor.

Biz iki günlük Bursa yolculuğumuzda rotamızı son olarak İznik'e çevirdik. Yeşilliğe gömülü ve şırıltılı sularla çevrili köylerin arasındaki yolculuk unutulmazdı. İznik'e dair unutulamayacak bir görüntü de Yeşil Cami'den Ayasofya kilisesine kadar bütün dini mimarı eserlerinin çatısındaki leylek yuvalarıydı.

 

Bursa ve İznik İstanbul'a yakın iki destan adeta. Bu destanı yaklaşık 35 kişi, bambaşka dünyalardan gelen kadınlarla yaşamaya çalıştık. Güldük, düşündük, dua ettik zaman zaman da tartıştık. 


Bursa gezimizi onurlandıran www.kadinhaberleri.com yazarı avukat Havva Türe'ye, sevgili hocamız Ayla Ağabegüm'e, TRT'nin kıymetli prodüktörü Şeyma Hanım ve sevgili annesine, editör-gazeteci arkadaşımız Gülcan Tezcan'a, iletişim uzmanı Ayşe Tuba Oral'a, Üsküdar belediyesine ve şöforümüze, çocuklarıyla bizleri neşelendiren hanım arkadaşlarımıza, birçok gezide bizi yalnız bırakmayan Gönül, Dilek ablama, Halide, Leyla, Şükriye hoca hanımlara ve gezide tanışıp kaynaştığım sevgili Vildan'a tekrar teşekkür ederim.

 

tweet