• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

ESKİ ZAMAN KADINLARI ARASINDA

Bir dönem toplumunu, ailesini, kadın-erkek ilişkisini, adetlerini ve siyasal gelişmelerini sadece tarih okuyarak mı öğrenebiliriz?

İlim adamlarına göre objektif metinler tarihi öğrenmede en önemli kaynaktır. Biz edebiyatçılar için objektif metinlerin yanı sıra yaşanılmış olayları anlatan otobiyografik eserler yani hatıratlar da  önemlidir.
Tarih metinlerinde bulamayacağımız, özellikle mahrem denilebilecek alanlarda cereyan eden ilişkiler, adetler, duygular anı metinlerinde yer alır.


Maalesef bu bakımdan İslam edebiyatı çok zengin değildir. Araştırmacılar için bu durum sıkıntı oluşturur. Özel hayatı, kendi duygularıyla anlatmak belki de ayıp kabul edilmiştir  İslam toplumunda.


Özelini anlatan tek istisna Babür Şah’ın Babürnamesi’dir. Babür Şah,  hatıralarını çok güzel, akıcı, duru bir Çağatay Türkçesi ile yazmıştır. Adeta bir seyyah edasıyla gezip gördüğü yerleri çok ilginç bir şekilde tasvir etmiştir. Nasıl içki içip günahkar olduğunu anlattığı bölümler ve Fergana tasvirleri unutulmayacak cinstendir.

 


***
Hatıra kitapları, hem araştırmacı gözüyle hem de bir kadın yazar olarak dönem kadınlarını anlamak için benim ilgi alanıma giriyor uzun zamandır. Hatırat kitaplarına subjektif tarih dense de , tarihi gerçekleri insan faktörüyle renklendirmesi daha bir kalıcı etki bırakıyor okurda.


Özellikle son on yıldır belki batılılışmanın daha bir hızlanmasıyla belki okuma faaliyetine ilginin artmasıyla, mahrem yaşamı diğer edebi türlere kıyasla daha çok anlatan roman ve hatırat kitaplarının sayısında bir artış oldu. Ben de özellikle 1850 sonrası ve II. Meşrutiyet arası gelişmelere ışık tutan birkaç hatırat kitabını dikkatle okudum. Aşağıda bu kitaplarla ilgili görüşlerimi paylaşacağım. Ancak bu kitapların arasında Özgür yayınlarının dizin ekleyerek tekrar bastığı Servet-i Fünun topluluğunun önde gelen ismi Halid Ziya Uşaklıgil’in Saray ve Ötesi ön plana çıkıyor. Özellikle araştırmacılar için hatırat kitaplarına dizin eklenmesi bulunmaz bir kolaylık. Diğer yayınevlerinin de hatırat kitaplarına indeks ekleyerek yayınlanması hatırat kitaplarını hoş vakit geçirilecek kitaplardan kaynak kitaplar rolüne taşır diye düşünüyorum. En azından İsmail Habip Sevük’ün Kültür Bakanlığı yayınlarından çıkan Yurttan Yazılar kitabında olduğu gibiisimler indeksi eklense çok faydalı olacağı kanaatindeyim.

 

***
Kitaplara gelince, ilki 'Kıbrıslı Mehmed Paşa Hazretlerinin Haremleri Melek Hanım'ın Mahrem Hatıraları: Şark Haremlerinden 30 Yıl 1840-1870' . Annesi Fransız babası İtalyan İstanbullu Melek hanım, ünlü Osmanlı Sadrazamının karısı olarak anılarını yazan ilk Osmanlı kadını. İstanbul haremlerini, kadınlar arası siyasi çekişmeleri, atama ya da sürgün nedenleriyle gitmek zorunda kaldığı, Macaristan, İç Anadolu, Kudüs ve Mısır'ı mahrem alanlarıyla ve ilişkilerle anlatan bir kitap. Özellikle Melek hanımın, mutasarrıf olan eşinden gizli, kahyalarla işbirliği yaparak aldığı rüşvetleri itiraf ettiği sayfalar kitabın en çarpıcı yeri. Hayatını servet kazanmaya adayan Melek hanım, mücadeleden hiç vazgeçmiyor. Sonunda Avrupa’ya kaçıyor.

 


Bu kitabın diğer bir özelliği de Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsünce satın alınmış Arabed Krikoryan tarafından çekilmiş Kudüs resimlerinin o yüzyıla ait fotoğraflarının Melek hanımın eşi Sadrazam Kıbrıslı Mehmet Paşa’dan kalması.  Ve fotoğraflarda yer alan Kudüs, Yafa ve Remle’den kitapta sık sık bahsediliyor.

***

 

 

Hıfzı Topuz’un büyük anneannesi anlattığı Meyyale ve Paris’te Son Osmanlılar kitapları, edebi kıymet bakımından çok önemli olmasa daPertevniyal Valide Sultan'ın 1880'lerde dikte ederek yazdırdığı'Selgüzeştname' sinden yola çıkarak kaleme alınmış olması dönemi anlama açısından eseri öenmli kılıyor. Abdülaziz'in devrilmesi ve intiharını, saraydaki Çerkez kadınların idaresini ve dayanışmasını, terbiye şartlarını ve gönül ilişkilerini ön plana çıkaran kitap okunmaya değer. Çeyizle, evlilikle ilgili Osmanlı sarayının adet ve usullerine dikkat etmenizi tavsiye ederim.


***
Bir diğer kitap, Eski Zaman Kadınları Arasında ise 1894 doğumlu Nahid Sırrı Örik tarafından kaleme alınmış. Beşi ninesi ikisi ninelerinin yakınları olan kadınların anlatıldığı eser, saray dışındaki konak hayatını, Doğu Anadolu’daki yaşamdan kesitler sunması, ikinci evlilik yapılan (kuma) kadınların kabullenilmeyişi-kabullenişi iligli verdiği nefis ayrıntıları ile öne çıkıyor.


***
Yukarıda indeksinden övgüyle bahsettiğim Saray ve Ötesi'ne gelince; II. Meşrutiyet’in ilanından hemen sonra Reji Muhaberat-ı Türkiye ve Tercüme Kalemi Müdürlüğü’nden Reji komiserliğine tayin edilen Halid Ziya, başkatiplik görevi sayesinde kimsenin şahit olamayacağı bir çok olaya şahit olmuştur. Bu şahitliği Halid Ziya, son derece edebi ve renkli bir üslupla esere yansıtmıştır. Başta Sultan Reşatla ilgili psikolojik tahlilleri, hanım sultanların evlilik maceraları, damatların entrikaları, özellikle Şadiye Sultan’ın aşkı eserde gözden kaçmaması gereken bölümleri içeriyor.

 

***

Ayşe Kulin’in Gece Sesleri’nde dediği gibi bugünün hikayesi geçmişte yazılır. 100 yıldır huzur bulamayan Ortadoğu’nun dinamikleri-dinamitleri, Türkiye’nin 200 yıllık sancılı batılılaşma sorunu, kadınların toplumda hak ettiği yeri bulamamasının izlerini de bu kitaplarda sürebilirsiniz…


 

 

tweet