• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Yazar Ülkü Selvi Uslu'nun Kaleminden Anadolu'nun Ermiş Kadınları

Birkaç hafta önce Kocaeli GİKAD’ın, yazarı hanımefendiyi kitap konulu söyleşisi için şehrimize davetiyle imza gününde elime geçti bu bebek. İyi ki de öyle oldu; merakıma tezat rehavetimle alışveriş sepetimde hala ekli duracaktı belki. Fakat şimdi kâh masamda, kâh orta sehpada, kâh başucumda.  

 

         Bitirdim mi bir solukta? Hayır; keyfime katık edip idareli okuyacağım kardeşi gelene kadar. Çıtlatmak bana düşmez ama hanımefendinin konuşmalarından anladığım kadarıyla varmış öyle bir birikim ve niyet. Okumayı aceleye getirmek istemedim; çünkü meraka çare bilgi kitabı olmak yanında; bir soluklanma, bir yorgun kafayı dağıtma, hayretlik bir şey okuma isteği anları için doyurucu bir başucu kitabı. Gülenay Pınarbaşı Hanımefendinin belli ki didik didik araştırma azim ve sabrı sonucu ortaya çıkan; yine hallerine sabır, sabır ve sabır sebep olan cefakâr kadınları konu ettiği eserinden bahsediyorum: "Anadolu’nun Ermiş Kadınları"

         Davete konu söyleşi esnasında pek çok ön bilgi edinmekten başka, tay tay durmayı geçip şehrimize yürüyen bir tanesinin velayetini alıp da baş başa kalır kalmaz; niye yazılmış, kime ithaf edilmiş merakıyla okuduğum önsözünden sonra kitabın ilk baktığım yeri, kadın ermişlerin coğrafik dağılımına ilişkin harita oldu. Bu ilginç çalışmayı değerlendirirken, kenafir gözüm güzel memleketimizin çileden nasibini alıp eren kadınlarını sadece Anadolu toprakları mı yetiştirmiş, yoksa Rumeli toprakları da bir muhterem zata mekân olmuş mu diye süzdü durdu. Yok bir ayrı gayrilik düşündüğüm, sadece meraktan. Neyse ki Edirne sınırları içindeki “Kız Eren” kurtarıyor bizim oraları da. Kitapta anlatılanlardan da anlaşıldığı üzere genellikle ya kaynana derdi erdiriyor ya zalim baba veya ağabey. Aslında kişi kendinden bilirmiş ki bizim oraların hatunlarını erdirmeye sebep ne yutulup tutulmuş dilleri, ne dayanılamayacak halleri yokmuş demek ki. Bilemedim üzülsek mi, sevinsek mi?

         Bir yanda kitapta anlatılan, bilinmez zamanların suya iz bırakmış, yaradılış rollerini en üst seviyede yerine getirmiş, metanet ve sabır abidesi kadınlarıyken; beri yanda modern ve postmodern zamanların dayatma rollerle kimlik karmaşasına sürüklediği ve günümüzde popüler kültürü ayaküstü besleyen medyanın biçtiği ucuz şablonlar giydirdiği kadın kimliği ister istemez tefekküre sebep. Akademik araştırmalar sonucu oluşan bu eseri, böylesi karşılaştırmaya ihtiyaç olunan zamanda literatüre kazandırmış olmakla da teşekküre değer…

         Yazarın, bu her biri dokunaklı ve düşündürücü hikâyelerin sonunda dile getirdiği edebi ve kültürel motiflere ilişkin hoş yorum ve bilgilendirmeleri de cabası olmuş. Bu bağlamda; hanımefendinin başka yazılarından da hissettiğim üslubu; okuyucuyu bir düşünce kuyusuna daldırdığı ve gereğinden fazla kaldığında da tutunacak bir dal uzattığı şeklindedir. Benim idrakim ya da kendilerinin marifeti meselesi… Bazılarını üç aşağı beş yukarı kulaktan dolma haliyle bildiğimiz kadın ermişlerin hikâyelerini, gidip görenin kaleminden okumak daha derinden etkileyici. Bunlardan biri de gönül telimi zangır zangır titreten “Karyağdı Hatun” oldu. Şımaramamış yanımız… Bir şekil ayrıntısı olarak; benim gibi çevirip çevirip okuyanlar için ön kapaktaki görsellik de içerikle alaka bakımından sorunsuz nitelikte.

         Bir kitabım olsa, sevgili okuyucu tarafından ilk görülecek bir yerine şöyle bir tembih notu düşmek isterdim: “Lütfen satır atlamadan okuyunuz, katlamayınız, kıvırmayınız, bükmeyiniz, güneşte bırakmayınız ve lütfen ona iyi bakınız…” Bu noktada da; yazarımızın sabırlı çalışmalarının sonucunu bizlerle paylaşma cömertliği ile meydana gelmiş bulunan kitabına kendisi kadar değer vermeye çalışarak ve kitabın bilinen teyzesi Kadın Haberleri’nin Sevgili Yazarı Havva TÜRE’den de biraz rol çalarak söylüyorum ki: Hiç merak edilmesin efendim, ona çok iyi bakıyorum! 

         Yine bir konferans için 17 Nisan’da Bolu’ya koşacak olan kitabının da kendileri gibi Anadolu’nun her köşesine ulaşması dileğiyle, yolu açık olsun…

tweet