• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Amasya-3

Bugünlerde Amerika’yı kasıp kavuran bir sergi var: “Mummies of the World” isimli sergi Alman bilim adamlarının desteğiyle Amerika’ya getirilmiş. Başta Mısır ve Peru olmak üzere çeşitli medeniyetlere ait mumyalar iki senedir Amerika’nın çeşitli eyaletlerini geziyor. Tomografi cihazlarından, üç boyutlu animasyonlara kadar güncel bilimle desteklenen serginin giriş ücreti,           $20.95. Sergiyi online incelemek isteyenler için: http://www.mummiesoftheworld.com/exhibition-preview/

Şimdi bize Amerika’yı anlatıyor demeyin. Mumya ya da binlerce yıl önce yaşamış insanların bedenlerinin bir kısmını merak edenler için Mısır’a ya da Amerika’ya gitmeye gerek yok. Amasya seyahatimizde tanıştığımız uzman Muzaffer Doğanbaş’ın çalışmalarıyla öğrendiğimiz kadarıyla Anadolu’da bir müze açılacak kadar mumya mevcut. Muzaffer bey, Türkiye müzelerinde ve türbelerinde kırka yakın mumya örneği bulunduğunu ve bunların müstakil bir müze açılacak kadar bir sayı oluşturduğunu ve her birinin ayrı bir hikâyesi olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu yönüyle turizm açısından çok önemli birer potansiyeldir Anadolu mumyaları. Bunların hikâyeleri ışığında her biri farklı bir formatta sunulabilirse mükemmel bir cazibe merkezi olabilir. Bu noktada Mısır Kahire müzesindeki firavun mumyaları iyi bir örnektir. Bu müze adeta darphane gibi çalışmaktadır. Bunun da en önemli nedeni mumya koleksiyonudur.” Amerika’da sadece mumya sergisi giriş ücretinin 20 dolar, Mısır müzelerinin 15 dolar civarında olduğunu düşünürsek Muzaffer beye katılmamak mümkün değil.

 Mumya denince öncelikle Firavunlar ardından son yüzyıla damgasını vuran Lenin, Stalin, Mao Tse-tung, Eva Peron akla gelmektedir. Vatikan’da bizzat gördüğüm mumyalar ise balmumu heykelleri çağrıştırmaktadır. Peki Anadolu mumyalarının çok bilinen Mısır mumyalarından bir farkı var mı? Muzaffer Doğanbaş’ın incelemelerine göre, Anadolu mumyaları ve dolayısıyla Amasya mumyalarının Mısır mumyalarından farklı bir takım özellikleri bulunmaktadır. Anadolu mumyalarında cesedin keten sargılara sarılması veya reçinelenmesi gibi uygulamalar yokken, Mısır mumyaları sargılara sarılmaktadır. (bkz. Mumya (film, 1999)Mumya'nın Dönüşü filmleri) Ayrıca Mısır mumyalarında çıkarılan iç organlar dört kanopik vazoya konularak muhafaza edilirken Anadolu geleneğindeki mumyalarda iç organlar çıkarılarak toprağa defnedilirmiş. İç organlar eğer bir padişahın ise organların defnedildiği yere bir de türbe inşa edilirmiş. Muzaffer bey örnek olarak, I. Murad Hüdavendigar’ın iç organlarının defnedildiği Meşhed-i Hüdavendigar olarak bilinen türbeyi gösteriyor.

Dünyada Mısır dışında çokça ziyaret edilen mumya müzelerinin başında 100 den fazla mumyayı bünyesinde barındıran Guanajuato Mumyaları Müzesi gelmektedir. Meksika’da bulunan Guanajuato mumya müzesi, şehir manzaralı bir tepe üzerinde en yakın havaalanı Léon’ yaklaşık 45 dakika uzaklıkta Mexico City’den de bir trenle gitmenin mümkün olduğu bir yer. Mumya müzeleri ile ilgili haberleri internette tarandığında müzeleri ve şu anda Amerika’daki mumya sergisini özellikle çocukların gezmesi için bir teşvik olduğu fark ediliyor. Antik tarihin bir devamı gibi algılanıyor mumyalar. Üstelik iyi bir anatomi bilgisi kaynağı olduğu düşünülüyor. ( http://www.brisbanetimes.com.au/entertainment/art-and-design/mummies-unwrapped-in-brisbane-20120418-1x6uc.html#ixzz1wLZa3MuZ)

 

A Field Müzesi mumya mumya yeni sergi hazırlıkları için bir BT aracı kullanılır. (Field Museum)

Antik Mısır ve Güney Amerika kültürü üzerinden pazarlanan mumyalar, anlaşılan o ki batıda iyi bir turizm aracı. Anadolu için de bir turizm değeri taşır mı sorumuza Amasya Müzesinde uzman sanat tarihçi olarak görev yapan Muzaffer bey bunca yıllık deneyimlerini katarak cevap veriyor: “Amasya mumyaları, Amasya için turizm potansiyeline sahiptir. Çünkü mumyalar arkeolojik ve etnografik eserlerden hatta cami, medrese, çeşme ve benzeri taşınmaz kültür varlıklarından daha fazla ilgi odağı ve ziyaret edilen kültürel değerlerdendir.”

Anadolu mumyaları kimler? Hangi usul ile mumyalanmışlar? Hikayeleri nelerdir? Bütün bu soruların cevapları Muzaffer Doğanbaş’ın binbir emekle hazırladığı MUMYALAMA SANATI ve ANADOLU MUMYALARI kitabında.

Biraz ipucu verecek olursak, Amasya mumyaları, Danişmendliler Beyliğinden Selçuklu ve İlhanlı dönemlerine kadar olan süreçte yaşamış olan çeşitli kişiler ile Amasya’nın eski Emirlerine (Vali) ait mumyalardır. Yani “İslami dönem” ürünüdür. Bu bilgiden sonra akla hemen İslamiyet’te mumyanın yeri var mı sorusu geliyor. Cevap uzmanımızda: “Mumya İslamiyet’te tartışmalı bir konu değildir aslında. Çünkü Kuran-ı Kerim de, ölmüş insanların cesedinin mumya edilmesi veya edilmemesi konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Böyle olmakla birlikte, Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) öldükten sonra kutlu bedeninin Hz. Ali (a.s) tarafından bizzat toprağa defnedildiği bilinmektedir. Bu yönüyle bakıldığında İslam dünyasında tercih edilen defin şeklinin ölünün toprağa verilmesi olduğudur.”

            Eee tamam haram olduğuna dair bir delil yoksa da makbul olanın toprakla karışmak olduğunu anlıyoruz. Öyleyse şimdilerde bir yanda turizm bir yanda tarih diğer yanda tıbbi fayda umulan mumyalamaya tarihte ne için ihtiyaç duyulmuştur sorusu cevap bekliyor. Muzaffer Doğanbaş, mumyalamanın hangi ihtiyaca binaen doğduğunu şöyle ifade ediyor: “öldükten sonra dirileceğine inanılan ruhun bedensiz kalmaması inancı vardır. Ancak özel manada Anadolu’daki Müslüman mumyalarının mumyalanmasında kendine özgü bazı nedenler vardır. Bu noktada özellikle Osmanlı mumyalarını ayırmak gerekir. Çünkü Osmanlı sultanlarının mumyalanmasının geri planında gelenek olmakla birlikte şartların zorunlu kıldığı durumlar söz konusudur. Örneğin Çelebi Sultan Mehmed’in ölümü gizlenmiş ve Sultan II. Murad’ın İstanbul’a gelmesi beklendiği için Çelebi Sultan Mehmed mumyalanmıştır. Aynı şekilde Kanuni Sultan Süleyman, Sigetvar seferinde vefat edince cesedinin İstanbul’a getirilmesi 48 gün sürmüştür. Bu süreçte cesedin bozulmasının önüne geçilmesi için mumyalanmıştır. “

 

Mumyalar konusunu yazışımız sebepsiz değil, iyisi mi siz bu yaz seyahat planınıza Amasya’yı da ekleyin ve müzeyi mutlaka ziyaret edin. Amasya’nın kendisinin de gerek sivil mimari gerek coğrafi konum bakımından ayrı bir müze olduğunu unutmayın.  

 

 

Mayıs-2012

tweet