• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Göynük

En güzel eski ahşap evler nerede diye sorulsa, hemen herkes Safranbolu, Beypazarı diye cevap verir. Gezme kültürü biraz daha gelişmiş olanlar Göynük ve Kastamonu’yu da sayabilir. Aynı coğrafyanın, aynı kültürün eseri olan bu kentlerden Safranbolu’nun, Beypazarı’nın tanınmışlığı, Göynük’ün ise Akşemsettin Hazretleri ve tertemiz insanları var.


Hafta sonu Ak Parti Göynük Belediye başkan adayı Kemal Kazan ve eşi Nihal hanımın davetlisi olarak yazar-çizer arkadaşlarla Göynük’teydik. Seçim çalışmalarının renkli ve bereketli geçtiği Göynük’ün bize sürprizi lapa lapa yağan kardı. 
Akşemsettin Hz.nin soyundan gelen bir ailenin turizme açtığı Akşemsettinoğulları Konağı’nda konakladık. Tarihi 160 yıllık olan konağın, döşemesi, eşyaların kullanımı açısından orjinalliği büyük oranda muhafaza edilmiş. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki resimleri ile kıyaslanınca kasabanın panaromasında çok fazla değişiklik olmamış. Dar sokakları, Arnavut kaldırımları, eski evleri ve tabiat renkleriyle fotoğraf tutkunları için bulunmaz güzellikte.

 

 

 

Göynük’te yalnızca tabiat, kent değil insanlar da güzel. Özellikle yaşlıları. Renkli gözleriyle, sürekli gülümseyen, pembe yüzlü ninelerimiz beni çok etkiledi. Gustave Flaubert’un -romanların, modernleşmenin etkisiyle veda edileceğini öngördüğü- "Türk sakinliği ve huzuru"ndan ne kastettiğini Göynük’te daha iyi kavradım. İnsanların bakışları sıcak ve henüz yüzlerine hırs basmamış. Güzellik içinde ruh güzelliği iki defa güzelleştiriyor.

 


 


Güzellerin güzel adetleri, güzel giyimleri de oluyor. Kadınların çevre köylerde dokunan pamuklu ve ekose cinsinden, dışarıda giydikleri bir şalvar ve yine aynı desenden büyük örtüleri var. Çarşı pazarda biraz gezinince halk kültürünün bütün sıcaklığıyla devam ettiği görülüyor. Halk kültürünün en bariz taşıyıcısı türkülerimizi bir dinleyin bakın ne diyor Göynük için ?


Seherde deryaya dalsam
Elini elime alsam
Nur cemalini ben de görsem
Allah de kalbim allah de

Seherlerde kalkmaz mısın
Nur çırağını yakmaz mısın
Sen mevladan korkmaz mısın
Allah de kalbim allah de

Seherlerde bir nur çıkar
Hep aşıklar ona bakar
Allah ismi kalbim yakar
Allah de kalbim allah de


Kentte gezilecek yerler sınırlı, ama yüreğinizde hissedecekleriniz sınırsız. Göynük’e gidince mutlaka görmeniz gerekenleri şöyle sıralayabilirim


-Zafer Kulesi ve buradan izlenecek eşsiz bir kent panoraması


Akşemseddin ya da Akşeyh, -İstanbul’un manevi Fatihi-türbesi


Akşemseddin Hz.nin sandukasını mutlaka inceleyin zira bu ceviz kaplama sanduka, Anadolu Selçuklu’dan gelen ahşap sanduka geleneğinin Osmanlı’da son örneği. Özel bir değere sahip. Sandukanın iki yan cephesinde kabartma harflerle bir hikmet ve bir hadis-i şerif vardır.


Sünnet Gölü Göynük’ten 22 km ileride olan Sünnet Gölü, üzerindeki kapsamlı tesisi ve manzarası ile İstabul, Ankara, Eskişehir gibi şehrin yorgunluğundan kaçmak isteyenler için bulunmaz bir mekan.


Göynük Çarşısı ayrıca dikkate değer. Yöreye has yiyecek ve giyecekler satılıyor. Birçoğu her turistik kasabada bulunacak cinsten ancak tahıl özü marmelatı Göynük'e özgü.% 100 doğal olan bu marmelat, buğday çimi ve tahıllardan oluşuyor. Hiç şeker ilavesi yok. Hem lezzetli hem de faydalı olan bu marmelatı Göynük’e giderseniz almadan dönmeyin!


- Yeme-içme kültürüne gelirsek; Göynük Sofrası’nda yeme fırsatı bulduğumuz tarhana, güveçte sarma ve ev baklavası çok hoştu. Buna rağmen Göynük’ün turizm faaliyeti açısından en zayıf yönü yeme-içme alanında. Yöresel ürünlerin daha geniş yelpazede ve olabildiğince orijinal sunumlarıyla verilmesi gerekiyor.

Bu arada Göynük İlçesinde her yıl 29 Mayıstan bir önceki pazar günü Akşemseddin Hazretleri'ni anma günü düzenleniyor. Sevindirici olan şu ki bilimsel sempozyumlar da gerçekleştiriliyor. Bu bildirilerin büyük kısmı basılmamış. Tıptan, tasavvufa, siyasi tarihimizden, tarikat çekişmelerine kadar birçok gelişmenin ortasındaki büyük zat Akşemseddin Hz. ile ilgili bu sempozyumu kaçırmamayı diliyorum. Davetlisi olduğumuz Göynük Belediye Başkan adayı Kemal bey, seçildiği takdirde İstanbul'un Fethi kutlamalarına Göynük'ten başlatma ve bu sempozyumun bildirilerinin basılma sözü verdi.


Göynük mamure mi? Hayır! Virane mi? Hayır! Evet şimdiye dek bir şeyler yapılmış ama yetersiz. Göynük, hinterlandı, geniş ormanları, tabiatı, kültürü ile ona hizmet edecek siyasileri bekliyor. Seçimden sonra geriye yol yapmak, iş alanları açmak ve Göynük'ün zenginliğini-sakinliğini muhtaç turistlerle(!) paylaşmak kalıyor. Göynük’ün bu yakın yarınları, en tabii hakkıdır. 

Fotoğraf: Sevde Sevan Usak

 

tweet