• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Konya adının efsanesi

Konya, aynı adı taşıyan ovanın batı kısmında, denizden yüksekliği 1000 metreyi biraz geçen düzlüğün batı kenarında yer alır. Kimler tarafından nasıl kurulduğu bilinmeyen Konya’nın ilk yerleşme yerinin bir yükselticik olan Alâeddin tepesi olduğu tahmin edilmektedir. Konya adının Frig dilindeki Kawania’dan geldiği ve bunun Konion şekline dönüştüğü, daha sonra Roma çağında ve Bizans döneminde İkonion olarak söylendiği belirtilir. İslâm coğrafyacılarının eserlerinde şehrin adı Kūniye şeklinde geçer. Fakat Konya adı ile ilgili Anadolu’da pek de rastlamadığımız bir efsane anlatılmaktadır:

Binlerce yıl önce Konya’nın yerinde Danaya adında bir kasaba varmış. Hallerinden memnun bir halkın yaşadığı kasabaya günün birinde şehrin batı yamacındaki Loras Dağlarına bir kara bulut inmiş ve kara bulutun içinde saçları yılan olan Medusa adlı cadı bir dev. Bu, Gorgon adı ile tanınan üç güzel kız kardeşten biri iken mabude Athanenin lanetine uğramış, sarı saçları yılan olmuş, yüzü kırışmış, gözlerine öyle bir kuvvet gelmiş ki, kime baksa taş edermiş, lanetlendiği için güzel kızların, neşenin, saadetin düşmanı olmuş. Onun içindir ki, bu küçük mutlu kasabanın başına bela kesilmiş. Şehir kara haberi öğrendiği zaman korkudan titremeğe, ihtiyarlar saçlarını yolmağa, çocuklar ağlamaya, genç kızlar yas tutmaya başlamış. Meydanlar boşalmış, herkes evine kapanmış, din adamları başlarından bu kötülüğü uzaklaştırması için Allah’a el açmışlardı. Meduse gün geçtikçe belalar yağdırıyor, her gün şehre iniyor, bir genç kızı sürükleyip Loras dağlarındaki mağarasına götürüyordu. Kimsede savaşmak için güç kalmamıştı. Mutlu şehre ölüm sinmiş, bacalar tütmez olmuştu. Bir gün, iyi haber, dalga dalga şehre yayılmış, soluk dudaklar gülümser olmuştu. İlah Zeus’ün kahraman oğlu Perse geliyordu. Perse, insanlara felaket saçan Meduse cadısının peşindeydi. Ne pahasına olursa olsun, onu bulacak, öldürecekti. Herkes ona yardım elini uzatmıştı. Minerva ona ayna gibi parlayan kalkanını, Merkür kılıcını, Pluton’da giyenleri görünmez hale getiren külahını vermişti. Halk, Perse’yi coşkun bir sevinç içinde karşıladı. Parseus canavarı öldürerek, halkı bu canavardan kurtarır. Halk Perseus’a şükran ifadesi olarak, kutsal heykeller diktiler. Bu ikonalardan dolayı şehre İkonion denmiştir.” Şehirde yapılan kazılar sonucu bulunan ve roma dönemine ait olan paraların üzerinde, Perseus ve Gargo’nun resimlerinin bulunması, bu görüşü kuvvetlendirmektedir. 

tweet