• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Her şeyden önce ahenk vardı…(TÜRK HALK ŞİİRİNDEN SEÇMELER KİTABI)

PROF. ŞEYMA GÜNGÖR, TÜRK HALK ŞİİRİNDEN SEÇMELER KİTABINI TANZİM EDERKEN HEM HOCALIĞINI HEM DE ESTETİK VE EDEBİ ZEVKİNİ ESERE YANSITMIŞ, ŞİİRLERİ BİRÇOK BAKIMDAN DEĞERLENDİREREK KİTABA ALMIŞ. Yahya Kemal’in, “şiir her şeyden önce dil, istif ve ahenktir” tespitini güçlendiren aynı zamanda kültürel coğrafyanın siyasi sınırları aşan etkisini gösteren bir çalışma var elimizde: Türk Halk Şiirinden Seçmeler… Bahsedilen bir hadiseyi, bir fikri, bir duyguyu ifade etmek, açıklamak veya daha tesirli bir şekilde ifade etmek denilebilir şiire. Peki kâh bir ezgiyle türkü olan kâh bir ezgiyle ilahi olan katman katman içinden doğduğu toprağın sesi olan halk şiiri nedir? Gelinin kayınvalideye, aşığın maşuka mesaj verdiği sevda, göç, savaş, evlilik gibi hayatın tabii akışında yer alan her konuda söylenmiş manilerin yöreleri hangileridir? Temel özellikleri nelerdir? En güzel örnekleri hangileridir? Hep söylenegelen bildiğimiz sözlerin hangileri anonim? Halk şiiri bugün ne durumda? Gibi soruların cevapları, geçmişte kahvehanelerde, camilerde, tekkelerde, evlerde, düğünlerde okunan bugünlerde yüreğiyle dinleyenlerin içinde sızı olan halk şiirine dair her şey Türk Halk Şiiri’nden Seçmeler kitabında. Klasik antolojilerden oldukça farklı bir içerik ve yönteme sahip olan kitaptaki halk şiirleri bir kuyumcu titizliği ile seçilmiş. Buradaki seçim titizliğin kaynağı İstanbul Üniversitesi Halk Edebiyatı Ana Bilim Dalı’nın ve Halk Bilimi Araştırma Merkezi’nin kurucusu olan aynı zamanda başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerdeki Halk bilimi ve Halk edebiyatı öğretim görevlilerini yetiştiren Prof. Dr. Şeyma Güngör. Şeyma Güngör, kitabı tanzim ederken hem hocalığını hem de estetik ve edebi zevkini esere yansıtmış, şiirleri birçok bakımdan değerlendirerek kitaba almış.

TÜRKÜLERE HUDUT ÇİZİLMİYOR

Prof. Şeyma Güngör, 13.yy’dan bugüne kadar gelen tam sekiz yüz senelik anonim, dini- tasavvufi, aşık tarzından örneklerle halk şiirini kesintisiz bir biçimde okuyucuya sunuyor. Okurlar, içerik, kalıp söyleyişler, edebi sanatların kullanımı bakımından bilgileneceği gibi şiir icracıları fonetik imla gibi bulunmaz bir kolaylıkla karşılaşacak. Şiirlerde uzun okunması gereken sesler, yöresel telaffuzlar hatta 17.yy’a kadar olan devrin grameri muhafaza edilmiş, müzik ve ezgisini bildiğimiz türküler yöreleri ile kitapta yer buluyor. İmla konusu bugün telaffuz konusunda büyük sıkıntılara yol açıyor. Türk Dil Kurumu’nun uzatma ve inceltme gibi harfleri kullanımdan kaldırması bazı noktalarda kolaylıkmış gibi görünse de özellikle konuşmada ciddi yanlışlıklara neden oluyor. Televizyonlarda dahi spikerlerin bir kısmı anlaşılmaz biçimde yanlış telaffuz kullanmakta, söyledikleri anlaşılamamaktadır. Bu bakımdan kelimelerin asıl söyleyişlerini muhafaza eden imlalı kitapların sayısının artmasını dilerim. Tekrar kitaba dönersek, fonetik imlanın yanı sıra kitapta bulunmaz bir diğer yön türkülerin icralarına göre tasnif edilmiş olmasıdır. İbrahim Gülşenî’den, Pir Sultan’a geniş bir coğrafyada Mora’dan Azerbaycan’a yaşayan, irşad faaliyetinde bulunan Hak aşıklarının nefesleri büyüleyici örnekleri ile okuyucuya sunuluyor. Çalışmaya esas alan coğrafya Türkçe’nin yaşadığı coğrafyadır, siyasi sınırlar değil kültürel sınırlar esastır. Kimbilir belki yüz yıl sonra siyasi sınırlar kültürel sınırları unutturacak, izlerini silecektir. Oysa bugün dahi Suriye’den Romanya’ya aynı türküleri söylüyor olabilmek her bakımdan büyük güç. İşte kitap bize sözün sınırlarını aşan gücünü gösteriyor.

Her şeyden önce ahenk vardı…

HALK ŞİİRİNE LUGATÇA

“Peki biz sekiz yüz sene öncesi bilinmeyen zamanlardaki şiirleri nasıl anlayacağız” diyenler için Prof. Şeyma Güngör, kitaba bir sözlük ilave etmiş. Bu sayede şiirler hiç yardım almadan, kolaylıkla anlaşılıyor. Sözlükte ayrıca kelimelerin bazı kullanışları ve özel isimlerin açıklaması da bulunuyor. Sözlükte yer alan kelimelerin metin içindeki anlamı, tamamlayıcı, açıklayıcı manaları veriliyor. Üstelik Prof. Güngör sözlüklerde yer almayan çekim eki alan fiilleri, isimleri, sıfat-fiilleri, zarf-fiilleri karşılıkları ile sözlüğe almış. Halk şiiri, Divan şiirine nazaran Türkçe kelimelere ve sade ifadelere yer vermektedir. Ancak bu genel geçer bilgi, çok özel eserlerde yerini bulmamaktadır. Örneğin “artırıp dağın” ifadesi göründüğü anlamdan uzak “ ilahi aşk ateşini attırarak” manasına gelmektedir. Bir diğer örnek,“göğüs geçirmek” “üzüntü sonucu derin derin iç çekmek” anlamında kullanılmaktadır. Ayrıca kitapta yer alan bütün özel isimler ek bir sözlükle açıklanmıştır. Karacaoğlan, Aşık, Ercişli Emrah, Aşık Ömer, Gevheri, Erzurumlu Emrah, Dertli, İbreti, Kul Ahmet, Aşık Şenlik ve kırkı yaşından sonra şöhret olan yetmiş dokuz yıllık hayatı boyunca devlet adamından göçebeye kadar geniş kesimlerce şiirleri ezbere bilinen Aşık Veysel ve daha niceleri antolojide en güzel dizeleriyle yer alıyor. Kitap, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden UNESCO'nın yaşayan insan hazinesi' ilan ettiği Aşık Şeref Taşlıova’nın da dahil olduğu üçlü bir atışma ile bitiyor. Şiirin sözleri geldiği ve gittiği yeri bilen büyük aşığın bizlere ibretlik hatırası gibi… Halk şiiri daha çok aşık tarzı söyleyen aşıklar, türküler ve ilahilerle tanınmaktadır. Genellikle erkekler tarafından aktarıldığından erkek şairler bilinmektedir. Ancak kitapta bu durumun istisnası olan İkbal Bacı’nın dini-tasavvufi şiirinden de dizeler yer alıyor.

Türk Halk Şiirinden Seçmeler

Prof. Dr. Şeyma Güngör

Boğaziçi Yayınları

http://haber.stargazete.com/kitap/her-seyden-once-ahenk-vardi/haber-963078

tweet