• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Gülenay Pınarbaşı'nın Web Sitesi

Site Menüsü
takipet

bahsedenler

Neden bu kadar az kadın aday var? Pozitif ayrımcılık değil makul cevap bekliyoruz?

Kadın Koalisyonu, yerel seçimlerde kadın adaylar ve kadınları teşvik edici çalışmaları üzerinden partilere seçim karnesi verdi. Kadın belediye başkan adayları AKP ve MHP'de yüzde 1; CHP'de yüzde 4; BDP'de yüzde 17. 
* AKP’de 81 belediye başkan adayının biri, yani yüzde 1.23’ü kadın(Bu araştırmadan sonra açıklanan yüzlerce ilçe adaylarını bizzat saydım, sonuç:8)
Ankara'dan İki Aday
Güdül: Havva Yıldırım 
Kalecik: Filiz Ulusoy
Eskişehir'de Bir aday
Mahmudiye:Ayşe Güney 
Konya'da Bir Aday 
Meram: Fatma Torun
İstanbul'da Bir Aday
Maltepe- Edibe Sözen-mevcut milletvekili
İzmir'de Bir aday
Konak-İlknur Denizli-mevcut milltevekili
Çorlu'dan Bir Aday
Özlem Yemişçi-Mevcut milletvekili
Gaziantep'ten Bir Aday
Fatma Şahin-Bakan ve mevcut milletvekili
Kocaeli, Bursa, Maraş, Denizli gibi önemli illerde bir tane dahi kadın aday yer alamamış)
* CHP’de 745 belediye başkan adayının 31’i, yani yüzde 4.16’ü kadın
* MHP’de 1064 belediye başkan adayının 12’si, yani yüzde 1.12’ü kadın
* BDP’de 182 belediye başkan adayının 32’si, yani yüzde 17.58’ü 
kadın
Bu araştırmaya bir veri de benden Ak parti'den toplam 187 aday adayı başvururken sadece 8 tanesi aday olmayı başarmış. 
Yukarıda yer alan haberdeki sayısal veriler, aslında durumun pek de eğecek, bükecek tevil yapacak bir yönü olmadığını gösteriyor. Tablo çok net! 
90'lardan beri sağ-sol-orta her görüşten siyasi parti söylemlerinde siyasetin kapısının kadınlara ardına kadar açık olduğu vurgulanıyor. Bu vurguyu genelde seçim sonrası, "siyasetteki kadın oranına bakarak yapılan demokrasi ölçümlerini doğru bulmuyorum, siyasette cinsiyet değil nitelik önemli" gibi açıklamalar takip ediyor. Bir ölçüde kabul edilir olan bu açıklamalar, oran % 20'lerde kalsa anlaşılabilir, siyaset gibi çok komplike bir alanın sayısal verirlerle yönetilmesi boşa düşebilirdi. Ama sonuç %1,34 olunca hiçbir gerekçe yerini bulmuyor. 
Bu veriler tersten okunduğunda durum şu mu?
Kadınların %99'u niteliksiz mi?
Kadınların %99'u demokrat değil mi?
Kadınların %99'u tahsil bakımından yeterli değil mi?
Kadınların %99'u tembel mi?
Kabul etmek lazım ki liderler bazında kadınlar dünyayı kadınca sezgileri, barışçıl tutumları, merhametleri ve çok yönlü düşünce biçimiyle yönetmedi:
Rice, Teacher, Tansu Çiller yakın devrin figürü Hillary Clinton özgün ve barışçıl politikalar üretmedi. Mevcut düzene entegre olup belki de erkek egemen alanda kadın kimliğiyle sert politikalara imza atacaklarını gösterdiler. Tabii bu olumsuz örneklerin başta Ak parti olmak üzere, CHP ve MHP'ye ne denli etkisi olduğunu kestirmek zor. 
Temel belirleyici hiç kuşkusuz adaylık noktasına ulaşırken katedilen süreçlerde erkeklerindesteği-yaklaşımı. Bu destek, siyasi akıl, doğru hamleler bakımından değil, son tahlilde kadın adayların seçici kurula ulaştırılması gibi duruyor. Bizim Kocaeli Gazetesinden gazeteci Serpil Çolak dünkü yazısında bir kadın aday adayı üzerinden çok haklı noktalara temas etmiş:( okumak için tıklayın: http://bizimkocaeli.com/serpil-colak/12129/emel-hanimucdokuzin-adayligi.html) ve Kocaeli'nin tek kadın aday adayı Emel Ceylan Balcıoğlu'nun  projelerine, siyasi geçmişine, mesleki kariyerine, tahsiline, anne rolüne ve herşeyden önemli halkla temas gücüne rağmen neden elendiğini sorgulamış, vardığı nokta:
"Kadınların söz verilen, vitrine taşınan ama elemede en önde yer alan figürler olarak siyasi hayatta yer alması, yani kadın olması"
Serpil Çolak'ın söylemini bir adım daha öteye götürerek şunu soruyorum, "acaba erkeklerin durduğu yerden siyasete giren, kendi işin kuran yani güce ve yönetmeye talip olan kadınlar kendilerine eğlence ve oyalanma alanı mı açıyor gibi görünüyorlar? Gayri ciddi bir tavır içindeler mi?"
Yoksa kadın siyasiler, erkekler için bir tehdit mi oluşturuyor? Kadının yaradılıştan gelen gücü, yapısı erkekleri korkutuyor mu? İl ve ilçe yönetimlerinde tabanda bu kadar çok kadın varken en tepede neden yok? "
**
 Anadolu'nun çeşitli yörelerinde, stklarda, panellerde, toplantılarda kadınlarda kabaca şu refleksleri gözlemliyorum:
*Kadınlar kendilerini ifade etmek istiyor
*Kadın kimliği ile saygı görmek istiyor
*Ataerkil toplumla ve yönetimle farklı biçimde aralarına mesafe koymak istiyor
* Üniversitelerde, iş dünyasında, siyasette, görülebilir alanlarda daha çok yer almak istiyor
* Çok sayıda akademisyen, kadın çalışmalarına katkıda sunacak çalışmalara imza atıyor
EY SİYASİ PARTİ YÖNETİCİLERİ BÜTÜN TARTIŞMALARIN YANI SIRA SOSYAL RESİM HIZLA DEĞİŞİYOR!
Kadınlara söz hakkı isteyen kadınlar feminist falan değil, erkekler kadar hırslı, idealist, donanımlı, çalışkan vs... Kadınlar hiçbir yere gitmiyor, erkeklerle gücü paylaşmak istiyorlar. Bu noktada tartışılanlar var, tartışılamayanlar var, ülke toz dumanken nerden çıktı bu kadın adaylar mevzusu demeyelim. Sadece 1,5 yıl sonra genel seçimler var, ve siyasetin her sahasında yer alan kadın adaylar daha çok talepkar olmalı, olacaklar, küsmeyecekler, erkek gettolarına isyan etmeyecekler ama akıllı hamlelerle yollarına devam edecekler-etmeliler...
Yukarıda değindiğim gibi aday adaylık sürecinde etkin olanın erkekler ve güçleri olduğunu düşünüyorum. Bu noktada Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli başta olmak üzere lider kadro kadınların gelişimi, perspektiflerinin siyasetle birleşmesi, kadınların ilerlemesi için bir yol haritası hazırlamalı bu haritayı bizzat takip etmeliler. Veriler, böyle bir çabanın olmadığını gösterse dahi temennilerimiz siyasal aktörlerin, sosyal resimle uyumlu bir portre sunması.
BDP'ye gelince tablodaki durumları sayısal bakımdan çok iyi duruyor, ataerkil yapının çok etkin olduğu yerlerde kadın adaylar gösterilmesi umut vaadediyor. Ak Parti'nin Diyarbakır'da birden fazla kadın aday adayı olmasına rağmen tek bir kadın aday olmaması, aday adaylarının başbakana mektup yazmasına neden olmuş( İlgili mektup için: http://www.haberler.com/ak-partili-kadinlar-dertlerini-basbakan-a-5526298-haberi/) göz atmanızı tavsiye ederim.
Bu konu daha çok tartışılmalı, erkek-kadın rekabeti, post feminizm söylemleri için değil insanlığın gelişimine Türkiye'nin kadın gücüyle katkı sunması için gündemde tutulmalı, tartışılmalı.
Yerel seçimlere bu kadar kısa bir zaman kala kadınlar, pozitif ayrımcılık değil makul bir cevap bekliyor.

tweet